full screen background image
Search
Pazartesi 21 Eylül 2020
  • :
  • :

Bir Zehirli Yumurtamız Eksikti

Avrupa’da skandala yol açan ‘Fipronil’ katkılı yumurtalara Türkiye’nin de aralarında bulunduğu toplam 40 ülkede rastlandığı bildirildi. 7 Eylül tarihinde Gıda, Tarım, Hayvancılık Bakanı Sayın Fakıbabanın açıklamaları gönlünüzü rahatlatır mı bilmem. Ama dış mihraklar demeyi bırakıp eleştirileri dikkate almalıyız. Sonuna Kadar Okuyunuz…

5 Eylül tarihinde AB Komisyonu sözcüsü Paduraru geçen bir ay içinde 28 üye ülkeden 24’ünde aynı sorunu tespit ettiklerini, yalnızca Portekiz, Güney Kıbrıs, Litvanya ve Hırvatistan’ın etkilenmemiş olduğunu açıkladı . Paduraru Türkiye, ABD ve Rusya’nın da içinde bulunduğu 16 ülkede daha Fipronilli yumurtalara rastlandığını da belirtti(1).

Fipronil Nedir?

Fipronil kedi ve köpeklerde pire, bit ve kene mücadelesinde ve ayrıca değişik ortamlarda hamamböceği, karınca mücadelesinde kullanılan bir kimyasal, insektisit. Kümes hayvanlarında kullanılması kesinlikle yasak (2).

Ama anlaşıldığı kadarıyla kümes hayvanı şirketleri, hayvanlarını kene, bit, pireden korumak için havadan ilaçlama yoluyla Fipronil kullanıyorlar. Fipronilin bu şekilde kullanılması hayvanların tüy ve derilerine yapışmasına, oradan emilerek sistemik dolaşıma ve bu yolla da yumurtalara geçmesine yol açıyor.

Yani söz konusu olan Fipronilin yumurtayı yüzeyden kaplaması değil (havadan ilaçlamayla bu da mümkün olabilir), ama hayvanın ve yumurtanın tamamını etkilemesi. Dolayısıyla yumurtanın kullanmadan önce yıkanmasının korunmak bakımından etkisi bulunmuyor.

Ayrıca Fipronilden etkilenmiş tavukların yenilmesinin, bu tavukların yumurtalarının kullanıldığı kek, vb gıdaların tüketilmesinin zararları da söz konusu.

Zaten bu nedenle de Fipronil saptanmış bütün üretim merkezlerinin kapatılması gerekiyor.

Fipronil nedir ve insan sağlığına etkileri nelerdir?

Kuşlar ve balıklar üzerinde yapılmış araştırmalar Fipronilin neredeyse ölümcül etkilerinin bulunduğunu, genetik yapıyı değiştirebildiğini, immün fonksiyonları bozduğunu, büyüme ve üreme başarılarını azalttığını saptıyor. Üstelik bu etkiler Fipronilden doğrudan değil, ama çevresel kirlenme yoluyla etkilenmiş hayvanlar için de geçerli olabiliyor (3).

Laboratuar hayvanlarında ağızdan uygulanması konvülsiyonlara, yürüyüş bozukluklarına, titremeye neden oluyor. (2).

Dünya Sağlık Örgütü Fipronili insan için orta derecede riskli olarak tanımlıyor. Yüksek miktarlarda tüketildiğinde böbrek, karaciğer ve tiroit üzerinde ciddi etkiler gösteriyor (4).

Kendimizi Nasıl Koruyabiliriz?

Besinler konusunda denetimsizlik aldı başını gidiyor. Bu işi ticarete dökmeyi başaran herkes işler sarpa sardığında hayvanları telef olmasın diye her yola başvurabiliyor. Yapılabilecek tek şey her işte olduğu gibi işin mutfağını bilmek. Daha çok öğrenmek bizi aptal yerine koymalarına bir son verebilir belki.

Bir zamanlar Sanayi ve Ticaret Bakanı Cahit Aral Çernobil felaketinin Türk çayını etkilemediğini bizzat kanıtlamak için kameraları ayağına getirtip, önlerinde semaverde çay demleyip, höpür höpür yudumlamıştı. Ardından Karadenizde ve güzel ülkemde kanser ve immün yetmezlik vakaları aldı başını yürüdü. Öncelikle belirtelim ki radyasyona kafa atmaya kalkan bir zihniyetle bu olaya da yaklaşmamalıyız. Bu tarz şeyleri paylaşarak oluşturulabilecek kamuoyu şirketlere yeterli baskıları oluşturabilir. Onlarda paramızın karşılığında bize zehir satmamak için ellerinden geleni yaparlar. Sağlıkla Kalın…

 

Kaynaklar

1-https://tr.sputniknews.com/turkiye/201709051029994203-zehirli-yumurtlala…

2-http://www.sciencedirect.com/topics/neuroscience/fipronil

3-https://link.springer.com/article/10.1007/s11356-014-3180-5

4-file:///C:/Users/belek/Downloads/9789241505031_eng.pdf

 

 



Aykırı Bir Diyetisyen Diyet İmmünoloji Uzmanı


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.